Türkiye Cumhuriyeti

Erbil Başkonsolosluğu

Dışişleri Bakanlığı Açıklamaları

Ab Komisyonu'nun Hazırladığı İlerleme Raporu , 05.11.2008

AB Komisyonu tarafından 1998 yılından bu yana ülkemiz için düzenli olarak hazırlanan İlerleme Raporunun on birincisi ve ileriye yönelik beklentiler içeren Genişleme Stratejisi belgesi bugün yayınlanmıştır.

AB Komisyonu her yıl tüm aday veya müzakere eden ülkeler için benzer raporlar hazırlamaktadır. Bilindiği üzere, Rapor onaylanan mevzuat ve uygulanan önlemleri içermekte, hazırlıkları sürdürülen mevzuat çalışmalarını dikkate almamaktadır. Raporda eksiklik veya düzeltilmesi gereken hususlara yer verilmesi esasen Komisyonun İlerleme Raporlarıyla ilgili görevlendirmesinin bir parçasıdır. Mevzuat ve uygulama alanında gözlemlenen eksiklikler Türkiye’nin tam üyelik aşamasına kadar hazırlanacak olan raporlarda yer alabilecektir.

Bu yılki İlerleme Raporunun yapısı geçtiğimiz yıllardaki raporların aynısıdır. Raporda her yıl olduğu gibi daha fazla ilerleme kaydedilmesi beklenen alanlar vurgulanmaktadır. Bu çerçevede, beklentiler karşılanmamış olduğu takdirde bir önceki raporda mevcut hususlar müteakip raporda da aynen yer alabilmektedir.

Raporda yer verilen ve olumsuz olarak değerlendirilebilecek hususların amacı üzerinde durulması gereken ve çalışmaların odaklanması beklenen alanların tespiti olarak yorumlanmalıdır. Rapordaki görüşlere katılmadığımız alanlarda mutad olduğu üzere Komisyona görüş ve düzeltmelerimiz iletilecektir.

Öte yandan, genişlemenin genel çerçevesini ortaya koyan, İlerleme Raporlarındaki tespitlerden hareketle her bir aday için üyelik sürecinin müteakip aşamasına ilişkin önerilerde bulunan ve tüm aday ve müzakere eden ülkeler için ortak bir belge halinde yayınlanan Genişleme Stratejisinde de mutad olduğu üzere Türkiye’ye yer ayrılmıştır.

Genişleme Stratejisinde ülkemizle ilgili bellibaşlı unsurlar olarak;

- Daha önce olduğu gibi müzakerelerin hedefinin tam üyelik olduğu, AB’nin taahhütlerine sadık kalması ve ülkemizin AGSP misyonlarına yaptığı katkılar vurgulanmakta;

- Türkiye’nin Kopenhag siyasi kriterlerini yeterince yerine getirmeye devam ettiği belirtilmekte;

- Ancak, ülkemizin siyasi reformlara ivme kazandırması gerektiği mesajı verilmekte;

- Ülkemizin stratejik öneminin kilit bazı alanlarda daha da arttığı ifade edilmekte; bu çerçevede ülkemizin enerji güvenliği, krizlerin önlenmesi/çözümlenmesi ve Orta Doğu ve bölgesel güvenlik bakımından Güney Kafkasya’da oynadığı rol öne çıkarılmakta;

- Gerçekleştirilmekte olan reformların ve müzakere sürecinin, Türkiye’yi, bölgede daha kuvvetli bir istikrar sağlayıcı konuma getirdiği ifade edilmekte;

- Bu sene ilk defa, Kopenhag kriterleri bağlamında Türkiye işleyen bir piyasa ekonomisi olarak tanımlanmaktadır.

Genişleme Stratejisinde, Türkiye’nin üyeliğinin AB açısından arzettiği stratejik öneme yapılan atıflar memnuniyet vericidir.

Ülkemizin Avrupa Birliğine tam üye olması temel stratejik hedefimizdir. Türkiye’nin 50 yılı aşkın geçmişe sahip Avrupa ile bütünleşme hedefine bağlılığı sürmektedir. Halkımızı her açıdan en yüksek standartlara kavuşturacak siyasi ve ekonomik kriterleri tam olarak yerine getirme yönündeki kararlılığımız tamdır. Türk halkı ve kamuoyunun desteği bu yolda bize güç vermeye devam etmektedir.

Türkiye, AB müktesebatına uyum amacıyla gerek siyasi kriterler, gerek yaşamın her alanını ilgilendiren 33 müzakere faslı çerçevesinde çalışmalarına kararlılıkla devam etmektedir.

Nitekim, geçtiğimiz dokuz aylık dönem boyunca önemli reformlar gerçekleştirilmiştir.

TBMM’de, 2007-2008 yasama yılında AB müktesebatına ve siyasi kriterlere uyum kapsamında 30 adet yasa kabul edilmiştir. Bunlar arasında bulunan Vakıflar Kanunu ve Türk Ceza Kanununun 301. maddesinde yapılan değişiklikler yürürlüğe girmiştir. Uygulama alanında mesafe kaydedilmiştir.

Çalışmalarını bir süredir gerçekleştirmekte olduğumuz Ulusal Programımızı tamamlamak açısından son aşamaya gelmiş bulunuyoruz. İlk defa internette yayınlanarak tartışmaya açılan Ulusal Program aynı zamanda 87 Sivil Toplum kuruluşumuzla ve siyasi partilerimizle de paylaşılmıştır. Ayrıca Komisyon da bilgilendirilmiştir. Çalışmalar şeffaf ve katılımcı bir anlayışla yürütülmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız ve Sayın Bakanımız Türkiye-AB ilişkilerinin önemini çeşitli vesilelerle vurgulamışlar; sürecin ilerlemesini sağlamak için gerekli adımların atılmasının önemini belirtmişlerdir.

Ülkemiz AB sürecinde yükümlülüklerini yerine getirmeye devam edecektir. Ancak, AB’nin de üzerine düşen görevler vardır. Birliğin, genişleme sürecinde kısa vadeli bir bakış açısıyla değil, temel kuruluş felsefesine, yani barış ve istikrara odaklanarak global bir güç durumuna kavuşabilmek düşüncesiyle hareket etmesi önem taşımaktadır.